Kabrinin Başında Konuştuğumuzda Ölen Kişi Bizi Duyar Mı?

Kabir başına gittiğimizde sevdiğimiz kişilerin kabir azabından muaf, rahat bir biçimde yattıklarını temenni ederiz. Aynı zamanda insan vicdanı her zaman için sevdikleriyle konuşma gayreti içerisindedir. Fakat dünyadaki hayatını tamamlamış kişiler ebedi ahiret hayatlarına başlarken bizim kabir başında onlarla konuşmaya çalışmamız aslında mümkün değildir.

Bu konu Müslüman aleminin en merak ettiği konulardan birisi olarak kabir başında konuşulduğunda ölüler bizi duyar mı şeklinde gündeme getirilmektedir. Ömer Döngeloğlu ise merhum olmadan evvel bu konuda yaptığı açıklamalarla İslam alemine bu konuyla alakalı gayet net ifadeler bırakmıştır.

Ömer Döngeloğlu kabir başında ölülerle konuşmak ile ilgili sorulara peygamber efendimiz(SAV)’in davranışı örnek göstererek açıklık getirmiştir. Tarih boyunca pek çok kafire karşı mücadeleler vermiş, savaşlara girmiş ve kafirlere karşı İslam’ı yaymaya çalışmış olan peygamberimiz Bedir savaşında büyük bir mucizeye sebep olmuştur. Yalnızca 313 kişilik bir Müslüman kafilenin 950 kişilik kafir ordusunu mağlup ettiği bir savaş yaşanmıştır.

Başlarında Ebu Cehil gibi kafir denildiğinde ilk akla gelen isimlerin de yer aldığı 950 kişilik ordu mağlup edildikten sonra peygamberimiz(SAV)’in merhametini de görmemiz mümkün olmuştur. Çünkü onların ölü bedenlerini hayvanların parçalamalarına gönlü razı olmamış, yakında gördüğü bir kuyuyu onlar için mezar olarak kullanmış ve naaşlarını oraya attırmıştır. Ebu Cehil ile birlikte ölen 70 kişilik kafir grup kuyuya atıldıktan sonra ise peygamber efendimiz Hz. Muhammed(SAV) kuyuya doğru ‘’Ey Ebu Cehil’’ diye seslenmiştir. Ardından ise grupta yer alan diğer bir kişiye ‘’Ey Ümeyye’’ diye seslenmiştir.

Peygamberimizin bir nevi kabir olarak ele alabileceğimiz o kuyunun başında Ebu Cehil gibi bir kafire bile sesleniyor olmasından yola çıkarak Ömer Döngeloğlu hoca kabre konuşmanın ilminden bahsetmiştir. Kabre doğru konuşulduğu vakit kabirde yatan kabrin başında konuşanı duyar ve anlar. Aslında konuşana yanıt verir fakat bu yanıtı kabrin başındaki veya başka bir kişinin duyması mümkün değildir.

Aynı zamanda kabirde yatan kişinin Allah (c.c) tarafından da bildirilenleri duyması mümkündür. Çoğu zaman azap başladığında kabir azabının evreleri teker teker gerçekleşirken kabirde yatan kişi dualar etmeye başlayacaktır. O an mezarın başında olsanız da olmasanız örneğin babanız oğlu olan size dua etmesi ve onun kefareti olması için size yalvaracaktır. Siz bunu duymayacak olsanız da kabirdeki kişi feryatlarını sürdürecektir.

Ayrıca siz kabir başında ya da kabrin uzağında babanıza bir dua ettiğinizde, onun için bir hayır işlediğinizde onun kefareti sayılacağından o bunu duyacak ve anlayacaktır. Size cevap verecek olsa dahi siz bunu da duymamış olacaksınız. Ebu Cehil ve kavmini savaşta mağlup ettikten sonra ölü bedenlerini kuyuyu mezar bilip buraya attıktan sonra Hz. Ömer peygamberimize dönüp ‘’Ey Muhammed, az önce yaptığın şey ne acayipti. Ölülerle konuştun’’ demiştir.

Peygamber efendimiz (SAV) ise ‘’Ya Hattab oğlu Ömer, beni senin peygamberin olarak gönderen Allah’ın üzerine and içerim ki Ebu Cehil ve diğerleri benim dediklerimi işitti, cevap verdi. Siz onların sözlerini duymadığınız için, feryatlarına şahit olmadığınız için bilmiyorsunuz’’ demiştir.

Kabir başında okunan duaların ya da bir ölüyle konuşmanın onun tarafından duyulup duyulamayacağı bir kenara peygamberimiz(SAV) ‘’Mezarlıkta yürürken dikkat edin. Kabrinin üzeri örtülmüş olanlar üzerine bastığınız otun bile çıkaracağı ufak sesleri işitir. Onları duyar ama size seslense de, cevap verse de siz onları duyamazsınız’’ buyurmuştur. Bu yüzden sevdiklerimizin kabrinde onlara dua okumak, onlara sıhhat dilemek son derece normaldir.

39327