Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in Şefaat Edeceği Kişiler

Allah’ın merhametinin yanı sıra kıyamet günü bizleri kurtaracak olan çok sayıda peygamber ve evliya olacaktır. Hatta melekler bile şefaat için o zaman bizlere görünür olacak. Allah’ın rızasını kazanmak, O’nun elçisi olan Hz. Muhammed’in sünnetlerine uyarak örnek bir insan gibi yaşamak sizin ebedi hayatınız için yapacağınız en önemli yatırımdır. Ancak her koşulda Hz. Muhammed’in ve diğer peygamberlerin Allah’ın izni ve rızası doğrultusunda şefaat hakkı olacağını da unutmamak gerekir.

Azhab suresinde ‘’Elçim olan Muhammed’in size örnek olması gereken çok davranışı vardır’’ buyurur. Onun sünnetlerini yerine getirmek ve samimi duygularla Allah’a yönelmek bile ahiret yaşantınızda sizi daha iyi bir sürecin bekleyeceğini gösterir. Sürekli olarak peygambere salat etmek, selam etmek ve salavat getirmek onun şefaatine layık olmak için büyük bir adımdır. 

Zaten peygamber efendimiz de hadis-i şerifinde ‘’Kıyamet günü geldiği anda bana en yakın olanlar beni en çok ananlar, bana en çok salat ve selam edenler olacaktır’’ buyurmuştur. Bazı kullarına, meleklerine, evliyalara ve peygamberlere şefaat hakkı tanıyan Allah’ın bizleri cehennem azabından kurtarması için sonsuz merhamet ettiğini söylemek mümkündür. 

Şefaat Peygamber Efendimiz Tarafından Edilebilir Mi?

Tabii ki Kuran-ı Kerim’de şefaat vardır. Aynı zamanda şefaat etme hakkı direkt olarak meleklere, evliyalara ve Peygamberler ile Allah’ın razı geldiği bazı sevdiği kullara verilecektir. Burada en önemli unsur ise şefaat hakkı olsa bile nihai karar Allah’ındır. Allah istemediği müddetçe o kişiye kimse şefaat edemez. Şefaat hakkı olanlar arasında da elbette ki Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v) bulunmaktadır. 

Makam-ı Mahmud’a çıkarak secde etmeye başladığı sırada Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v)’in duaları kabul olacak ve Allah onun rızası için şefaat etmesini kabul edecektir. Ki aynı zamanda diğer tüm peygamberler kesinleşecek olan dualarını dünyevi hayatlarında kullanırken Hz. Muhammed bu dua hakkını kıyamet gününe saklamış olan tek peygamberdir. Dolayısıyla ümmetini o gün ateşlerden kurtarmak için, şefaat etmek için kıyamet günü bizlerin yanında olacaktır.

Buna karşılık Kur’an-ı Kerim’de Necm suresi 53/26 ayete bakıldığında ‘’Meleklerin dilediği ve razı olduğu kimselere şefaat mümkündür. Ancak Allah razı gelmediği sürece hiçbir işe yaramayacaktır’’ buyruluyor. Dolayısıyla şefaat ile cehennem azabından ve sonsuz eziyetten kaçınmak için Allah yolunda bir kul olmak, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v)’in sünnetlerini yerine getirmek en önemli kriter olarak nitelendirilebilir. 

Peygamber Efendimiz Kime Şefaat Edecek?

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v) şefaat edeceklerini daha önce pek çok hadis-i şerifinde belirtmiştir. Bunlar arasında büyük günah işleyenler, ezan duyduğunda vesile isteyenler ve Kuran-ı Kerim’i okuyarak hafız olanlar vardır. 

Hadis ‘’Ümmetimin tüm büyük günah işleyenlerine şefaatim vardır’’ şeklindedir ve bunun için üç makbul dua hakkım olacaktır diyor. Bu duanın bir diğerini ‘’Ümmetimi mağfiret eyle’’ şeklinde ederken bir diğerini ise ‘’Tüm mahlukatın, İbrahim’in dahi benden medet umacağı, şefaat dileyeceği gün gelecek’’ şeklinde etmiştir. 

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v) aynı zamanda ezanı duyduğunda ‘’Ey bu davetin asıl sahibi, kılınacak olan namazla beraber ALLAH’ın Resulünün vesilesiyle beraber fazileti ver. Vaat ettiğin gibi Makam-ı Mahmud’a ulaşmasını ve secde etmesini mümkün kıl diye dua ederse şefaatinin o kişiler üzerinde vacip olacağı bilinir. 

Ayrıca hafızlar için özel olarak şefaat edeceğini de belirtir. Hadis-i şerifinde ‘’Her kim Kuran’ı iyi okursa, ezberlerse, tüm haramlarını ve helallerini buna göre belirlerse o cennete hak kazanır. Ayrıca ailesinden cehenneme kesin olarak gidenlerden 10 tanesine de şefaat hakkı olur’’ buyurmuştur. 

15985