Cenaze Namazı Nasıl Kılınır, Hangi Dualar Edilir? Vefat Edenin Arkasından Ağlanır mı?

Ölüm, her faninin bir gün tadacağı kaçınılmaz şey. Cenaze eğer çok yakınımıza aitse kendimizi tutamayarak, çok gürültülü şekilde hüngür hüngür ağlayabiliriz. Lakin Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.a.v) bu şekilde davranmanın dinimizce münasip olmadığını dile getirmiştir. Vefat eden kişinin arasından neden sesli ağlanmaz? Cenaze namazı kılma, dua etme, defin işlemleri, abdest zorunluğu gibi merak edilen bütün soruların yanıtlarını sizler için derledik. 

Ölümün kaçınılmaz olduğunu Ankebut Suresi bizlere bildirmektedir. 57. Ayette yer alan “her nefis bir gün mutlaka ölümü tadacaktır” her şeyi apaçık ortaya koymaktadır. Kimimiz için erken kimimiz için geç… Bir yakınımızın cenazesini gittiğimizde aslında bizler de ölümü hatırlarız ve bu fani dünyada bir sınav için bulunduğumuz, mutlaka gideceğimiz yer anımsarız. 

Ölümü bir an bile aklımızdan çıkarmamak için yakınlarımızın kabirlerine düzenli olarak duaya gitmeliyiz. Zira her Cuma yapılan kabir ziyareti sünnet bir davranıştır. Vefat eden birisini usulüne uygun şekilde defnetmek gerekir ki bunlar da dinimizce sünnettir. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v)’in cenaze sırasından yaptıklarını biz de O’nun gibi yapmalıyız. Peki, cenazede sürekli işittiğimiz ama anlamını bilmediğiniz kelimeleri merak ediyor musunuz?

Cenaze ve Ölüm Sırasında Duyulan Kelimeler ve Anlamları

Muhtazar Ne demek? 

Muhtazar, ölüm döşeğinde olan ve artık çok az bir nefesi kalan kişilere verilen isimdir. 

Teçhiz nedir?

Vefat eden kişiler için ilk olarak bir şeyleri hazır etmek gerekir, bu hazırlık aşamasına teçhiz denir. 

Gasil Ne Anlama Gelir?

Ölen bir kişi defnedilmeden önce yıkanmalı ve tertemiz gömülmelidir. Gasil bir nevi yıkanma anlamına gelir. 

Defin Ne Demek?

Hayatını kaybeden kişinin hazırlıklar sonrası kabrine bırakılmasına defin işlemi denir. 

Telkin Nedir?

Telkinde bulunmak tabirini duymuşsunuzdur, bir nevi hatırlatma anlamı taşır. Sağımızda ve solumuzda yer alan melekler ölen kişiye bazı sorular yöneltecektir. İşte telkin ile ölüye bunlar anımsatılır. 

Teşyi Ne Anlama Gelir?

Ölen kişinin cenaze namazının kılınacağı alana denir. Ardından tabut kabre götürülür. 

Taziye Ne Demek?

Taziye, vefat eden kişinin akrabalarına başınız sağ olsun demek için yapılan ziyarete verilen addır. 

Cenaze Namazı Nasıl Kılınır, Hangi Dualar Edilir? Vefat Edenin Arkasından Ağlanır mı?
Cenaze Namazı Nasıl Kılınır, Hangi Dualar Edilir? Vefat Edenin Arkasından Ağlanır mı?

Cenaze İşlemlerinde Neler Nasıl Yapılır? Ölüm Sırasında Ne Yapılmalı?

Hepimiz gideceği yer belli. Tabi ALLAH hayırlı ve sıralı ölüm versin diyelim. Ola ki bir yakınınız vefat etti, bu durumda bazı resmi işlemler de yapmanız gerekmektedir. Öncelikle Ölüm belgesi almanız gerekiyor. 

Eğer vefat eden kişi ikamet ettiği yerde hayatını kaybetmişse bu belge bağlı bulunan belediyenin sağlık müdürlüğünden alınır. Eğer daha önce hasta olmuş ve hastanede yaşamını yitirmişse benzer işlemleri Başhekimlik yapar. Kaza veya belirsiz bir sebepte dolayı ölen kişilerde ilk olarak Savcılık incelemesi gerekiyor. Cenaze işlemleri için bu incelemenin bitmesini beklemeniz gerekiyor. Eğer bu belgeyi alamazsanız diğer işlemleri de yapamazsınız. 

Ölüm belgesini aldınız ve artık bütün kurumların sisteminde görülmeye başlandı. Bu aşamadan sonra vefat edenin yakınına bir araç tahsis edilir. Bu işlemlerden sonra artık ölen kişinin yakınları diğer işlemler için takibi sürdürmelidir. Eğer defin işlemi daha önceden alınan aileye ait bir kabre götürülecekse, cenaze sahipleri mezar yeri kullanma belgesini almaları gerekir. 

Cenaze defnedilmeden önce gasilhaneye gidilmesi gerekir. Bu yüzden bağlı bulunduğunuz bölgedeki en yakın yere gönderilir ya da duruma göre bir araç tahsis edilir. Bu işlemler ücretsizdir. Gasil işlemi tamamlandıktan sonra kefene sarılır ve defin öncesi namazı kılınmak üzere yola revan olunur. Bu işlemler için para ödemek zorunda değilsiniz. 

Ölenin Ardından Sesli Şekilde Ağlamak Günah mı? Vefat Eden Kişi Rahatsız mı Olur?

Ölümü her nefis tadacak. Ama yakınları bazen bu durumu kabullenemiyor. Özellikle evladını, annesini, babasını, kardeşini, eşini kaybedenlerin yürekleri daha çok dağlanıyor ve çok şiddetli şekilde ağlayabiliyorlar. Ama bu durum tavsiye edilmiyor. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v), eğer bir kişi vefat eden arkasından çok sesli olarak isyan edip ağlarsa o kişi kabirde azap çeker demiştir. 

Bu durumu bizlere aktaran bir hadisi şerif de bulunmaktadır. 

Abdullah b. Ömer (r.a) şöyle seslendi: Sa’d b. Ubade (r.a) uğradığı bir rahatsızlıktan ötürü şikâyetçi oldu. Bu olaydan sonra Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v), Sa’d b. Ubade’yi görebilmek için Abdurrahman b. Avf, Sa’d b. Ebi Vakkas ve Abdullah b. Mesud ile birlikte ziyarette bulundu. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v) eve vardığında birçok kişinin hüngür hüngür göz yaşı döktüklerini gördü ve dedi ki: ‘Yoksa Sa’d b. Ubade vefat etti mi?’ dedi. Ev ahali de ‘Hayır, ALLAH’ın Resulü dediler.

Bu sözün bitmesine müteakip Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v) ağlamaya başladı. Ev ahali de ALLAH’ın Resulünü öyle görünce onlar da gözyaşı dökmeye başladı. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v) dedi ki: beni işitiyor musunuz? İşin aslında, Yaradan Rabbimiz hiçbir kuluna ağladı ve mutsuzlaştı diye onu azaba uğratmaz. Dilini işaret ederek şöyle dedi: Yaradan Rabbimiz bu nedenle kuluna ya azap eder ya da bağışlar. Muhakkak ki cenaze sahiplerinin yakınları sesli ağlarsa ölen kişi azap çeker. 

Cenaze Ne Zaman ve Nasıl Defin Edilir?

Bazı zamanlarda cenaze yakınlarının uzaktan gelmesi nedeniyle vefat eden kişiyi defin için bekletme işlemi uygulanır. Lakin bir rivayete göre Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v) şöyle demiştir: Eğer cenaze tam olarak hazırlanmışsa bekletmek uygun değildir. 

Cenazenin bekletilmemesi için bir hadisi şerifte de şöyle geçer: Cenazeyi kabre götürmek için çabuk davranınız. Zira, vefat eden kişi eğer hayırlı işler yapmış bir kul ise o bir an evvel sevabına kavuşmuş olur. Aksi bir durumda, yani şer işler peşinde konuşan bir kul ise böyle bir kişiyi bir an önce omuzlarınızdan kurtarmış olursunuz. 

Amir B. Rebia’yanın anlattıklarına göre: Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v) şöyle buyurmuştur: Eğer bir cenazedeyseniz ya da rastlarsanız, onu görmediğiniz zamana kadar ayakta durunuz. Cenaze defin işlemleri için mezarlığı ulaştığında ve diğer kulların omuzlarından aşağı bırakılmasının ardından cenaze için toplanan cemaatin oturmasında sakınca yoktur. Cenaze yukardayken eğer bir mümin oturursa bu mekruhtur. 

Kabir kıbleye uygun şekilde kazıldıktan sonra vefat eden kişinin yüz kısmı kıbleyi görmelidir ve sağ kısım üstüne konur. Kabirde en hayırlı olan lahit kısmının ön kısmı kerpiçten, odun ya da türevleri ile desteklendiği zaman, kabre doldurulan topraklar vefa eden ile direk temas etmemiş olur. Aslında bu hayatını kaybeden kişiye saygı göstermektir. Direkt tabut ile defin işlemi mekruh olduğundan tahtalar ile desteklenmesi uygun bulunmuştur. 

Cenaze Namazı Nasıl Kılınır? Hangi Dua Nasıl Edilir?

Cenaze namazında eğilmek yoktur. Dışarıda kılındığı için secdeye uygun alan bulunmaz. İmam ile cemaat iftitah tekbiri ile birlikte dört kere tekbir getirilir. Her namaz olduğu gibi yönümüzde kıble olmalıdır. Yine farz namazlarında olduğu gibi selam vermek gerekir. İmamın öncülük ettiği namazda eller bağlandıktan sonra gürültülü olmayacak şekilde Sübhaneke suresi okunur. Tabi burada normal duanın dışında “ve celle senaük” (Senin övgün uludur) demek şarttır. Ardından imam elleri yukarı yapmadan tekbir alır, cemaat de aynı şeyleri uygular ve kimsenin duymayacağı şekilde Allahümme salli ve barik duaları söylenir. 

Benzer şekilde alınan tekbirin sonrasında eğer daha önce cenazeye katılmadıysanız ve cenaze duası hakkında fikriniz yoksa Fatiha Suresini söyleyin. Ardından tekrar tekbir alın önce sağa sonra sola selam verip cenaze namazı kılmayı tamamlayın.

Üçüncü Tekbirinden Ardından Hangi Cenaze Duası Okunmalıdır?

Arapça Latince Okunuşu

 Allâhümmağfir lihayyinâ ve meyyitinâ ve şâhidinâ ve gâibinâ ve kebîrinâ ve sağîrinâ ve zekerinâ ve ünsânâ.

Allâhümme men ahyeytehû minnâ feahyihî ‘ale’l-İslâmi ve men teveffeytehû minnâ feteveffehû ‘ale’l-imani ve hussa hâze’l-meyyite (cenaze kadın ise “hâzihi’l-meyyitete” denir) bi’r-ravhi ve’r-râhati ve’r-rahmeti ve’l-mağfireti ve’r-rıdvân.

Allâhümme in kâne muhsinen fezid fî ihsânihî ve in kâne müsîen vetecâvez anhü (cenaze kadın ise “in kânet muhsineten fezid fî ihsânihâ ve in kânet müsîeten fetecâvez anhâ minha ve lakkıhe’l-emne” denir) ve lakkıhi’l-emne ve’l-büşrâ ve’l-kerâmete ve’z-zülfâ birahmetike yâ erhamerrâhimîn.

Türkçe Meali Anlamı:

Rabbim! Bizim canlı ve cansız hallerimizi, hazır olan veya olmayanları, yaşı küçük ya da büyükleri, oğlanları ve kızları bağışla ve sonsuz merhametinden ver. 

Ya Rab! Kullarını nasip ettiği hayatı İslam kuralların üstünde hayat buldur. Vefat edenleri iman üzerine canlarını al. Bu hayatını kaybeden Müslümana kolaylık, ferahlık ve merhamet eyle ve o kulundan razı ol. 

Senden Merhametlisi, bağışlayanı olmayan Rabbim! Kuluna emniyet, iyi haber, hayır ve yakınlık nasip et.

819