Genç Bir Öğretmen Olan Musab b. Umeyr(ra) Kimdir?

İslam peygamberi Hz. Muhammed(sav) aynı zamanda bu dinin en önemli öncüsü konumundadır. Öncülüğünün yanı sıra güzel ahlakı ve herkese işleyen sevgisiyle fark yaratan bir dünya insanı olmuştur. Ki bunun yanında öğretmenlik mesleğini de hakkıyla yerine getirmiştir. Kuran-ı Kerim’de de Hz. Peygamber(sav) ilk muallim olduğu buyrulmuştur. Ancak İslam dinini yaymak için yalnızca ashabına değil tüm ümmete, tüm insanlığa öğretmenlik yapması şarttır.

Bunun için de Hz. Muhammed(sav) ilk olarak sahabelerine Daru’l Erkâm’da dersler vermeye başlamıştır. Aynı dersleri Suffe’de de vermeye devam etmiştir. Bu eğitimleri verirken sahabeleri o kadar iyi ahlakla, Kuran rehberinde ve İslam buyruğunda eğitmiştir ki eğitimden sonra her sahabeyi farklı coğrafyalara göndermiş, onlara İslam’ı yayma noktasında görevler üstlenmelerini öğütlemiştir.

Bu öğretmenler arasında da en genç olanı Mus’ab b. Umeyr(ra) olmuştur. Mus’ab b. Umeyr(ra) İslam’ın peygamberden sonraki ilk öğretmeni olma unvanına da sahiptir. Kendisinin herkesin ilgisini çekecek kadar bakımlı birisi olması onu kısa sürede daha da popüler hale getirmişti. Saçları omuzlarına kadar uzun, bir o kadar bakımlı ve parlaktı. Giyimi ise en şık olarak tanımlanabilecek standarttaydı. Zira Şam ve Hind’den gelen kumaşları annesi özenle diker, ona çok şık elbiseler hazırlardı.

Bir o kadar temiz olan bu elbiseleri birbirinden mis kokular süslerdi. Tüm bunlara istinaden Hz. Muhammed(sav) bir gün ‘’Mekke’de Mus’ab b. Umeyr’den daha iyi kokular sürünen, daha iyi giyinmeyi bilen, daha bakımlı saçları olan, daha iyi kimseyi görmedim ve duymadım’’ buyuruyor.

Mus’ab b. Umeyr(ra) ilk olarak Hz. Muhammed(sav)’in eğitim verdiğini, öğretmenlik etmek için davette bulunduğunu ve aynı zamanda İslam’ı yaydığını duymuştu. Tabii ki zamanla halk arasında İslam’ı seçenler arttıkça ayetler dilden dile pelesenk olmuş ve aynı zamanda insanların yönlenmesi de mümkün hale gelmiştir. Davete icabet ederek Daru’l Erkam’a giden Mus’ab b. Umeyr(ra) ise o an Hz. Muhammed(sav)’in yanına ulaşarak Müslüman olmuş, aynı zamanda eğitime dahil olmayı istediğini söylemiştir.

Eğitimin ardından Mus’ab b. Umeyr(ra) öğretmenlik hayatına Medine’de başlamıştır. Birinci Akabe Biatı sırasında omuz omuza mücadele veren Medineliler peygamberden bir talepte bulunmuşlardır. Bir muallim istemişlerdir. Buna karşılık olarak ise Hz. Muhammed(sav) ‘’O en yüzü güleç ve en samimi olanıdır. Hitabet yeteneği son derece güçlüdür ve öğretmeyi en iyi şekilde bilir. Şimdiye kadar inmiş olan tüm ayeti kerimeleri ezberden bilen, Allah’ın rızasını kazanmak için Salih amellerinin peşinden koşan harika birisidir’’ demiştir. Mus’ab b. Umeyr(ra) böylelikle Medine’ye yolculuğa çıkmıştır.

Medine’de resmen İslam’ın yayılışında olumlu bir etki yaratan Mus’ab b. Umeyr(ra) bunu barış, hoşgörü ve kibarlık noktasında da sürdürdü. Çok uzun yıllar boyunca süren, Hazrec ile Evs kabileleri arasında hiç bitmeyen münakaşa onun sayesinde sona ermiştir.

Aynı zamanda Allah(c.c) yolunda hiçbir zaman geri durmayan birisi olması peygamber efendimizin fazlasıyla hoşuna gitmiştir. Örneğin Uhud savaşında da, Bedir savaşında da İslam sancağını bizzat Mus’ab b. Umeyr(ra)’a vermiştir.

İslam sancağını savaş boyunca elinden düşürmeyen Mus’ab b. Umeyr(ra) şehit olana kadar bunu sürdürdü. Şehitliğe eriştikten sonra hırkasıyla üzeri örtülmeye çalışılsa da bir şekilde ya başı ya da ayakları açıkta kalıyordu. Bunun üzerine Hz. Muhammed(sav) talimat vererek izhir otlarıyla ayaklarını örtmelerini istedi.

Ailesi ciddi anlamda zengin olmasına karşın Müslümanlar ile aynı safta, Allah(c.c) yolunda savaşarak şahadet şerbetini içen Mus’ab b. Umeyr(ra) İslam tarihinin en önemli figürlerindendir. Aynı zamanda Hz. Muhammed(sav) dışında İslam’ın ilk öğretmeni olduğunu da hatırlatmak gerek.

73074